Pazartesi, Ocak 27, 2014
Rengarenk Boyunluklar - Atkılar
Diğer bloguma epey bir örgü ekledim, neler mi ördüm? Buradan buyrun :)
Yeşillim Boyunluk
Pudra Rengi Degaje Boyunluk
Pirinç Boyunluk
Çocuklara Atkı
Pamuk Helva Atkı
Salı, Aralık 27, 2011
Çocuklara Bere ve Atkı
Bizim buralarda havalar iyice soğudu, yüksek tepelerde kar var, dışarı çıkarken soğuktan korunabilmek için bere ve boyunluğumuzu mutlaka takıyoruz.
Babaannemizin Alize'nin örgü dergisindeki tarife göre ördüğü bere işte karşınızda, takım olsun diye de atkısını ördü.
Bere : Dergideki tarife göre örüldü, ancak benimkiler bağlatmayacağı için ucuna ip yapmadık, çıtçıt dikeceğiz muhtemelen.
Atkı : Bi ters bi yüz şeklinde klasik atkı olarak ördük.
Malzeme : Bir atkı + bere takımı için 1 yumak yeterli, 5 numara şiş
Pazartesi, Aralık 05, 2011
Çocuklar için boyunluk

Bir önceki yazımda kendime ördüğüm boyunluklardan söz etmiştim, evdeki 2 minnoşa da örmeye başladım. 11 cm eninde (30 ilmek) 32 cm uzunluğunda olacak. Alize'nin Şekerim Bebe yününü ve 3.5 numara şiş kullandım. Aslında takımı olsun diye bir de beresini örsem güzel olur değil mi?
Salı, Kasım 29, 2011
Boyunluk


Son bir haftadır havalar iyice soğudu, evden çıkarken çantama mutlaka beremi ve boyunluğumu atıp öyle çıkıyorum. Atkı, şal filan kullanamıyorum, çantamda bi dünya yer kaplıyorlar, o nedenle boğazımı koruyacak kadar pratik şeyler kullanmayı seviyorum.
Aslında boyunluk olayının pratikliğini atkı örmeye başlayıp sonra sabredemeyip bu kadar kısa olsa yeter derken keşfettim. Sadece 2 tanesinin fotoğrafını koydum, ama son 2-2.5 sene içinde renk renk en az 15 tane örüp hediye etmişimdir.
Krem rengini örmek çok basit, yaklaşık genişliği 25 cm, uzunluğu da 50 cm olacak şekilde haroşa örüp ucundan birleştiriyorsunuz.
Gri olan model ise diğerine göre daha çok el oyalıyor ve ip tüketiyor, ama çok şık duruyor.
Her iki modeli de Nako'nun Vizon ipini 5 numara şiş kullanarak ördüm, eminim sizler daha güzellerini örebilirsiniz, yayınlamamı isterseniz fotoğraflarınızı bekliyorum.
Sevgiler
Perşembe, Ekim 09, 2008
Ikea Hacker
Cumartesi, Mart 15, 2008
Pazartesi, Şubat 18, 2008
Mezura bileklik
Bugün Etsy'de dolaşırken üstteki bilekliği gördüm, fikir olarak çok hoşuma gitti, sizlerle paylaşmak istedim. Salı, Aralık 18, 2007
Perşembe, Aralık 13, 2007
Pazartesi, Aralık 03, 2007
İngilizce hobi kitapları

Çarşamba, Nisan 11, 2007
Örgü Günleri # 4 ve Örgü Takılar
http://elorgusu.blogspot.com/2007/04/rg-gnleri-4-ve-rg-taklar.html
Sevgiler
Perşembe, Şubat 01, 2007
Safranbolu gezisi
Bu güzel günde beraber olalım, heyecanını paylaşalım, hazırlıklara yardım edelim diye 4 bayan çantamızı hazırladık, cuma akşamı 00:30 otobüsü ile yola koyulduk. Henüz yeni açılmış Bolu tünelinden geçtik, bana biraz karanlık ve uzun geldi, gece olmasının etkisi de vardı herhalde. Sabah 6 gibi Safranbolu'ya vardık. Otobüs firmasının servisi ile Kıranköy'e, ordan da taksi ile Bağlar mevkiinde kalacağımız otele, Safa Köşk'e gittik. Arkadaşımın nişan yemeği burda olacağı için biz de aynı yerde kalalım dedik. Aile işletmesi olan otel çok temiz, çalışanları güleryüzlüydü. Yolunuz düşerse uğramanızı tavsiye ederim.
Sabah 06:30 vardığımız için hemen odamıza yerleştik. Daha sabahın olmasına çok var diyerek pijamalarımızı giyip hemen yattık. Uyandığımız saat 10'a geliyordu, hemen üzerimizi giyip dışarda yürüyüşe çıktık. Rüzgarın yağmur bulutlarını sürüklediği serin bir hava vardı. Soğuk ve temiz hava bizi acıktırdı, otele dönüp kahvaltımızı yaptık. Bizim için Safranbolu simidinden almışlar, o kadar çabuk yedik ki, fotoğrafını çekmeye fırsat bulamadım :) İzmirliler bilir, gevreğin biraz daha yumuşak hali gibi geldi bana.
İyi bir kahvaltıdan sonra oyalanmadan masa süslemesine başladık. Restoran bölümündeki masaları kişi sayısına göre geniş ve uzun bir masa olacak şekilde birleştirdik, nişanlılar için masa başına oturacak şekilde ayarladık. Masaların üzerine krem rengi saten örtü serdik, sandalyelerin arkalarına pembe tüller bağladık.

Büyük kağıt peçetelerimiz vardı, acaba nasıl katlayıp koyalım derken, otelde ADSL olduğunu öğrendik, tabii hemen google'da 'napking folding' diye arattık. Yelpaze şeklinde katlanan bu yöntem çok hoşumuza gittik, denemenizi öneririm, hem yapılışı çok kolay hem de çok şık duruyor. Püf noktası : katları çok ince yapmayın, açıldığında peçete kullanılamaz hale geliyor. Yeni nişanlılar için kırmızı peçete seçtik, misafirler için dore ve gümüş renginde peçeteler hazırladık.
Masanın görüntüsünü canlandırmak için mutlaka taze çiçek koyun. İkinci fotoğrafta canlı çiçek, mumlar ve masaya serpilmiş dekoratif taşlar, pullar masanın görüntüsünü nasıl da değiştirdiğini görebilirsiniz.
Masa ile işimiz bitince süslenmek için hemen Safranbolu merkeze kuaföre gittik, saçımıza fön çektirdik. O kadar acıkmıştık ki, Kilcioğlu pide salonunda kocaman birer pide yedik, fotoğrafını çektim, ama canınız çekmesin diye yayınlamıyorum. Ordan çıkışta hemen hediyelik İmren lokumlarımızı aldık.
Sabah uyandığımızda bizi hoş bir sürpriz bekliyordu. Gece boyunca yağan yağmur sahaba karşı kara çevirmiş, 1-2 saat içinde her yer bembeyaz olmuştu. Fotoğraf makinalarımızı alıp dışarı fırladık. Kar, henüz kartopu oynama ya da kardanadam kıvamına gelmediği için mazaranın ve temiz havanın tadını çıkarttık.

Saat 13:00 otobüsü ile İstanbul'a doğru yola koyulduk. Bolu dağı tırmanışı epey zorlu oldu, İzmit'e kadar geçtiğimiz her yerde kar vardı. İstanbul'a 3 saat rötarlı gelmemize rağmen keyifli bir yolculuk oldu. Gazete okuduk, bulmaca çözdük, müzik dinledik, sohbet ettik, ara ara gözümüzü dinlendirdik. Mola verdiğimiz yerden Bolçi -Bolu çikolatası da almayı unutmadık.
Epey uzun bir yazı oldu, eh artık bir ay yazmam :) şaka şaka, bu aralar bir iki takı çalışmam var, boncuklar yetmedi, tamamlayınca yayınlayacağım.
Sevgiler
Pazartesi, Ocak 01, 2007
Örgü Günleri # 1
Sevgiler
"Mutlu Yıllar"
"İyi Bayramlar"
"İyi Tatiller"
Çarşamba, Aralık 06, 2006
Yeni Blog
Çalışma saatlerim nihayet düzene girdi. Ancak epeydir buraya yeni bir şeyler ekleyemedim. Ama bu süre içinde boş durdum sanmayın, Blogger Beta'yı keşfetmekle meşguldum.
İki kaç arkadaşım, moderatörü oldukları yahoogroups listesinde yapılanların paylaşıldığı bir blog oluşturmuşlardı. Artık takip edemeyecekleri için de blogu bana devrettiler.
Bu blogun betaya geçmesini fırsat bilerek şablonu değiştirdim, yeni neler varmış diye epey kurcaladım. Betaya geçiş sırasında bazı arkadaşlar bloglarındaki dataları malesef kaybettiler. Ama benim yeni blogumda pek fazla bilgi yoktu zaten, ama neyse ki sorun olmadı. Sadece ilk geçişte Türkçe karakter problemi oldu, onu da şablonu bir text editöre kopyalayarak find/replace yöntemi ile düzeltim. Beta versiyonun hoşuma giden bir çok özelliği var, bir sonraki mesajımda detaylıca anlatırım.
Tüm elişi sevenleri bekliyorum.
Sevgiler
Perşembe, Temmuz 27, 2006
Havlu Mutfak Önlüğü
Herkesin kendine göre mutfakta alışkanlıkları var. İlk dikkatimi çeken şeyler - aslında alışkanlıktan kaynaklanıyor - tezgahın üzerinde bulaşıklığın veya el kurulayacak bir havlunun olmaması. Evde bulaşık makinası olduğu için bulaşıklığa gerek kalmıyormuş ya da tezgahın üzeri bomboş olmalıymış. Peki lavaboda bir iş yaptıktan sonra ellerinizi kuruluyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise bu işi nasıl halletiniz?
Mutfakta yemek yaparken, sürekli lavabo-tezgah-ocak arasında dolaşıyorum ve yere ellerimden su damlamasına hiç dayanamıyorum. Bu konuyu çözmek için küçük bir mutfak havlusunu elimin altında bulunduruyorum. Ancak her lavabo işinden sonra havluyu bıraktığım yerden alayım, tekrar kurulayıp tezgahta bi yere bırakayım süreci bir süre sonra can sıkıcı hale gelmeye başladı. Önünde cebi olan bir önlük alıp cebin içine küçük havluyu koyuyordum, kanguru misali havluyu cebimde taşıyorum, ama bu yöntem de pek pratik olmadı. Çünkü havluyu cebe düzgün koymazsam tezgaha dayandığımda, hareket ettiğimde yere düşürebiliyordum.
Belki sizin zaten bildiğiniz, hatta değişik değişik modellerini yaptığınız bir şeydir, ama ben yeni keşfettim : havlu önlük. Mutfakta kızgın anıma denk geldi, 50x100 ölçülerinde bir havluyu ortadan kestin kenarına tığ ile süs ve kemer yaptım ve resimde gördüğünüz önlük ortaya çıktı. Sonuçta mutfakta ben nereye havlu da oraya :)
Pazar, Ocak 15, 2006
Hoş Bulduk
9 günlük uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Geçmiş Kurban Bayramınız kutlu olsun, ailenizle ve tüm sevdiklerinizle birlikte daha nice mutlu bayramlar geçirmenizi dilerim.Gelelim bayramda neler yaptığıma. Aslında pek bir şey yapmadım. Eşimin işleri nedeniyle tatili İstanbul'da geçirmek durumunda kaldık. Ben de fırsat bu fırsat deyip kendimi boncukların büyüsüne kaptırdım, değişik tekniklerle denemeler yaptım. Kendimi internete kaptırmamak için tatil süresince bilgisayarı açmadım.
Çiçek teli ile örgü örmeyi denedim, tel sürekli kıvrıldığı için ve ip gibi esnek olmadığı için bayağı eziyetli ve sabır gerektiren teknik olduğuna karar verip 2-3 sıradan sonra bu denemeden vazgeçtim. Çiçek teli ile resimde gördüğünüz kirazları yaptım, zevkliydi. Ancak kiraz kısmını yaparken boncuğun etrafını dolama kısmını biraz zorladı, minik kırmızı boncuklar sürekli iskeleti oluşturan büyük boncuğun deliğinin içine kaçıyordu, ben de önce deliği boncukla doldurup (belki daha kolay yöntemi vardır) sonra etrafını boncuk ile sardım.
Deri ip ile örgü ve tığ işi denedim, çiçek teline göre daha zevkli ve kolay, ancak benim tarzım olmadığına karar verip denediklerimi yarım bıraktım :( Şimdilik benim favori tekniklerim çivi ve deri iple düğümleme tekniği herhalde.
Nazlıca beni pratiklerim için sobelemişti. İşte benim liste de şöyle;
- Mevsiminde ben de bezelye, barbunya ayıklayıp buzdolabında saklıyorum, hızlı yemek yapmak için iyi oluyor. Ayrıca her zaman ayıklanmış 2 adet çupra da bulunduruyorum. Eve gelince hemen fırın torbasına atıyorum, yanına da domates, patates falan koyup pişiriyorum, hazırlaması en kolay, ama bir o kadar da besleyici yemek hazır oluyor.
- Buzdolabında boyunlarını bükmüş maydanoz ve dere otunu canlandırmak için bir süre buzlu suda bekletiyorum.
- Eğer yemek yerken üzerime yağlı bir şey döküldüyse fazla hırpalamadan peçete ile fazlasını alıp bolca tuz döküyorum, yıkadıktan sonra hiç bir iz kalmıyor. Bolca test edilmiştir :)
- Taze yumurtalar haşlandığında kabukları zor soyulur ya, kaynama suyuna bir tutam tuz atarsanız daha kolay soyulur.
- Bayatlayan bazı ekmekler çok yumuşak olduğu için kesmek zor olduğundan 10 dakika kadar buzlukta bekletiyorum. Toparlanan ekmeği incecik doğramak mümkün oluyor. Bazen küp küp doğrayıp tavada kurutuyorum, bir torba içinde buzdolabında saklıyorum. Çorbayla kıtır ekmek olarak yiyoruz.
17 Ocak Salı günü Ayvalı tariflerinizin linkini e-posta adresime bekliyorum.
Sevgiler
Nurdan
Salı, Aralık 06, 2005
Elişini Söyle
1.İlk elişi ne zaman yapmaya başladınız, neyi kimden öğrendiniz?
Elişini annemden öğrendim. Küçükken onunla birlikte bir şeyler yaparım. Herhalde iğneye, tığa göre daha az tehlikeli diye elişine örgü ile başlamıştık. Kare kare olan patiklerden yapardık, oyuncak bebeklerime atkı örerdim. Her elişinden biraz da olsa bilmem gerektiğini düşündüğü için değişik değişik elişleri yaptık.
İlk yaptığım elişini hatırlamıyorum. Ama önemli çalışmam kendim için yaptığım bir yastık kılıfıydı, annem bu yastık kılıfını saklıyor. Kenarlarına pembe ile fiyonk deseninde kanaviçe işledik, uçlarına dantel yaptık. Bir de dikiş yerine piko yapınca tamam oldu. Zincir, iğne ardı, tohum işi, vb kullanarak her birinde farklı desen olan 6 tane peçete yaptık, hala severek kullanıyorum.
3.Günde elisi icin ne kadar vakit ayiriyorsunuz?
Yorgun değilsem genellikle TVde dizi izlerken elişi yapıyorum. Bazen de haftalarca elime bir şey almıyorum.
Bilmediğim bir sürü elişi vardır, ama ahşap boyamayı peçete ya da dekupaj kağıdı ile değil de desenleri fırça ile kendim boyayarak, yapmak isterim. Bir de cam boncuğu yapımı eğitimi alıp kolyelerimin, kipelerimin boncuklarını kendim yapmak isterdim.
5.Bundan sonra sadece tek bir elişi tarzında çalışacaksınız desek, ne seçersiniz; dantel, örgü, boyama vs?
Hmm, bu zor bi soru oldu. Bu aralar boncuklarla kafayı bozduğum için ve akşam inat edip bitirince ertesi sabah hemen kullanabildiğim için bu soruyu "takı" olarak cevaplayayım.
6. Sizce en zor elişi hangisi, niye?
Bence her elişi zor, çünkü hepsi emek gerektiriyor.
7. Yaptiginiz elişileriyle ilgili mutlaka olmasi lazım dediginiz bir şey var mi? (renk, model, kullandiginiz alet gibi)
Takı yaparken kullandığım penseler tabii ki :) Onun dışında öncelikli olarak renkler beni cezbeder. Mavi, yeşil, beyaz her zaman favori renklerim oldu. Ama dönem dönem kırmızı, siyah ve kahverengiye de göz kırpıyorum.
8. Ya peki yaptığınız örneklere isim nereden buluyorsunuz?
Pek bulduğum söylenemez, mesajlara bile başlık zor buluyorum :)
Kim olduğunu söyle, sana elişini söyleyeyim.
1. 5 kelime ile kendini tarif eder misin
Üfff bu da çok zor bi soru. Yaa nerden buldunuz bu soruyu? İlk aklıma gelenleri yazıyorum. Her şeyde değil, ama elişlerinde çok detaycıyım. Simetrik ve düzgün olmalı. Bazen çok sabırsızım, hemen sonucunu görmek istiyorum. Tez canlıyım, bi işi kafama koyduysam hemen hayata geçirmeliyim. Üç etti :) Dört? Beş?
2. Mümkün olsa, "şu şöyle olsaydı" dediğin bir fiziksel özelliğin var mi?
Yok.
3. Kendinde beğendiğin özelliğin nedir?
Yaa bu soru da pek zormuş. İş görüşmesi gibi oldu :) Şu anda aklıma gelmiyor, bilahare tamamlarım.
4. Keske böyle olmasaydi dediğin huyların var mi?
Fazla sorumluluk sahibiyim, bu özellik bazen çok yorucu olabiliyor.
5. Son soru ama bunu sen cevaplamayacaksın. Sanal arkadaşlarınla yarın önceden belirlediğiniz bir yerde buluşacaksınız. Nasıl birini bekliyorlar? Nasıl birini görünce "aa bu gelen İncik Boncuk (Nurdan)" diyecekler?
Pazar, Kasım 27, 2005
Aman Üşümesinler

Pazartesi, Ekim 31, 2005
3 Renkli Atkı

Perşembe, Ağustos 04, 2005
Craft Fuarı

'Kendin Yap' dergisinin bu ayki sayısında fuar için davetiye var. Dergide ayrıca bazı katılımcıların fuar boyunca yapacakları etkinliklerin planı var.
İlginenlere duyrulur. Ayrıca http://www.craftfuari.com/ sitesinden de ücretsiz bilet almak mümkün.
Her 45 dakikada bir Beşiktaş'taki Üsküdar iskelesinin yanından fuar alanına servis varmış.
Fuar sitesinden alan ile ilgili bilgi;
Fuar alanının giriş katında bulunan A Salonu’nda imalatçı, ithalatçı ve satıcı konumundaki hobi tedarikçileri yer alacak olup, tanıtım ve iş bağlantıları amaçlı ihtisas fuarı ilkelerine uygun bir biçimde, eşantiyon dağıtımı haricinde bu bölümde satış yapılmayacaktır.
Fuarın alt katında bulunan B Salonu’nda ise, malzemecilerin yanısıra eğitim veren atölye, kurs, sanatevi gibi kuruluşların yanısıra Halk Eğitim Merkezleri, okullar gibi eğitim kurumları yer alacak ve bu salonda satış yapmak serbest olacaktır.
http://www.craftfuari.com/
http://www.kendinyap.com.tr/



