Salı, Ekim 25, 2005

HAYATIMDAN RASTGELE 20 ŞEY

Cimcime beni sobelemiş, sağolsun, haber de vermiş. Yalnız bu sefer ki sobe olayı biraz zor. Hakikaten aklıma ilk gelenleri sıralıyorum. Henüz 20 yapamadım, ama söz en kısa zamanda tamamlayacağım. Kaldığım yerden devam ediyorum.
  1. İşyerinde öğle arasında kaçamak yayıp bloglarda dolaşmak.
  2. Boncuklarla bir şeyler yapıp, ertesi gün ona göre giyinmek.
  3. TV'de sevdiğim dizileri kaçırmamak. Bu aralar Digiturk'un dizimax kanalındaki dizilere takıldım, ev işlerimi ona göre ayarlıyorum.
  4. Sabah tartıya çıktığımda kilomun sabitlendiğini, hatta 300-400 gr daha az olunca pek bi mutlu oluyorum.
  5. Madodan dondurma olsa da yesek(acıktım galiba)
  6. Sabahları uykumu almış olarak uyanınca gün daha dolu dolu geçiyor. Aksi halde akşam olsa da uyusak diye bekliyorum.
  7. Durup dururken başımın ağrıması (bugün ağrıyor, klima falan çarptı herhalde)
  8. Kitaplarım, dergilerim. Hobi dergilerinin yeni sayılarının çıkmasını heyecanla bekliyorum.
  9. Deniz kenarında çay keyfi yapmak. Eğer kafe boşsa gazete, kitap okumak çok keyifli oluyor.
  10. Her türlü kuru yemiş. Nedense badem, ceviz gibi en kalorili olanları seviyorum. Film izlerken çiğdem (İzmir'liyim ya) yemek çok zevkli oluyor.
  11. Ev işlerinde eşimin bana yardımcı olması, hatta ben bi şey söylemeden odasını toplaması.
  12. Gündüz otobüsle bir yerlere gitmeyi seviyorum. Etrafı yolları, tarlaları, köyleri izlemek hoşuma gidiyor. Bir dönem o kadar yoğun çalışıyorduk ki, sabah işe geliyordum, akşam da geç çıkıyordum. Güneşi değil, gün ışığını özlemiştim. Bayram tatilinde 8 saat gündüz yolculuğu yaparak İzmir'e gitmiştim.
  13. Fırsat buldukça yurttan arkadaşlarımla buluşmaya çalışıyorum. Güzel ve maceralı günlerdi. Mezun olduktan sonra tek başıma eve çıktığımda akşamları çok sıkılmıştım. Birlikte makarna yapmalar, çay demlemeler, dedikodu yapmalar hepsi orda kalmıştı. Çok güzel ve komik anılarımız var, hala hatırlayıp gülüyoruz.
  14. Bazı arkadaşlarım nedense kitap gibi uzun uzun yazdığımı söylüyor, 'ki' yi çok kullanıyormuşum. Hadi canım :)
  15. Balkonda renk renk sardunyalarım var, her biri açtığında mutlu oluyorum. Haftasonları onlarla ilgileniyorum, kuru yapraklarını temizliyorum.Bu yaz başıda 2 tane lilyum soğanı dikmiştim, ilk başlarda topraktan çıkan bir filiz var mı diye her sabah bakıyordum. Daha sonraları her sabah tomurcuklar ne zaman açacak diye heyecanla beklemiştim.
  16. Şeker bayramında İzmir ve Denizli'ye gideceğiz. Denizli'de eşimin aile büyükleri var, senede bir kez anca gidebildiğimiz için gelinlerini şöyle süslü püslü görseler iyi olur. Bayramlık almak gerek, ne giyeceğimi bilemiyorum. Acaba kırmızı rugan ayakkkabı alsam nasıl olur?
  17. Çocukluğumda kurban bayramı hep sonbaharları olurdu, ben de bu bayramın hep sonbahar olduğunu düşünürdüm :) Bayramlarda hediye edilen rengarenk mendilleri çok severdim. Bir harçlık olayı var tabii.
  18. Eskiden bahçeli 2 katlı bir evimiz vardı, daha sonra annem babam satıp şehir içinde bir daireye taşındılar. Daha merkezi bir yerde olduğundan onlar için daha iyi oldu.
  19. Eski evimizde bahçe sulama olayını oyun haline dönüştürürdüm. Hortumun ucunu sıkarak yelpaze yapar ya da daha da sıkıştırırak uzak noktalara fışkırtmaya çalışırdım. Tabii bunun sonucunda basınçtan dolayı hortum mustuktan çıkar, her yer su içinde kalırdı :D
  20. Bazen gayet sessiz bir insanım, bazen de böyle çenesi düşük. Dikkat ederseniz, öğlen yazdığım ilk 12 madde gayet kısa, diğerleri daha uzun :D

Ben de Nazlıca, Acemice ve derslerinden bize biraz zaman ayırabilirse Emel'i sobeliyorum.

9 yorum:

Burcu dedi ki...

Maddeler arası farkı farkettim:) Ama bu çenesi düşük olmakla alakalı değil bence. Çenesi düşükler boş konuşurlar, sen öyle değilsin ki :)

tuhfe dedi ki...

Burnuma simit kokusu geldi nedense! kafede oturmaktan bahsettin ya ondandır herhalde.

Okumak zevkliydi.
Rastgele.

cimcime dedi ki...

Çiğdem nedir ? Merak ettim.
Rastgelelerini keyifle okudum.
Sevgilerimle:)

İncik Boncuk dedi ki...

Yorumlarınız için teşekkürler

Ayçekirdeğine İzmir'liler çiğdem der. Simite de gevrek deriz :) Hakikaten sahilde çay, simit ve üçgen peynirin tadına doyum olmaz. Ramazan bitinde sabah sabah bi simit keyfi yapmak gerek.

Mümkün olduğunca faydalı şeyler yazmaya çalışıyorum. Ama bazen çok fazla detaylara girip bayabiliyorum :D

pino dedi ki...

Makarna ve çay üniversite yıllarının değişmez tatları herhalde:) benimde üniversite yıllarında başka memleketlerden gelip eve çıkan arkadaşlarım vardı ve orada yediğim yemeklerin lezzeti hala damağımdadır...Ayrıca rasgele 20 şeyleri zevkle okudum:)paylaştığın için teşekkürler:))

NAZLICA dedi ki...

Hatırladıkların çok güzel, severek okudum. Bu arada beni de sobelemişsin.Aldımı beni bir düşünce, ne yazacağım ben şimdi diye. Teşekkürler canım, hayatın boyunca mutlu ol ve hep iyi anılar biriktir.

akçahan dedi ki...

Çok hoşuma giderek okudum.Benim üniversitedeki ve de halen en can arkadaşım,kardeşim İzmirli.O yüzden çiğdemi,gevreği bilirim de geçenlerde bir yer de kumru diye bir yiyecekleri, sanırım hamurişi duydum. O ne acaba.Arkadaşım Z.'ye sormayı unutuyorum telefonda.Sevgilerimle.

İncik Boncuk dedi ki...

kumru : simit (gevrek) hamurundan yapılan sivri uçlu, oval şeklinde susamlı sandviç ekmeğinin arasına peynir, domates ve yeşil biber konmasıdır. İsternise haşlanmış yumurta da eklenebilir. (ama misina ile dügün kesilmiş olmalı)

fethiye (acemice) dedi ki...

sevgili nurdan şimdi gördüm beni sobelediğini ve tutuştum.senin yazdıklarını keyifle okurken en altta kendi adımı gördüm. ne yazacağım ben şimdi :D
sevgiler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...