Cumartesi, Mart 15, 2008
Perşembe, Mart 13, 2008
Pazartesi, Mart 10, 2008
Film : M.Ö. 10.000
Cuma akşamları fırsat buldukça sinemeya gidiyoruz ya da ertesi günün tatil olduğu için evde film izliyoruz. Bu hafta yeni gösterime giren M.Ö. 10.000 adlı filme gittik. Baştan hevesinizi kaçırmak istemem, ama daha önce fragmanlarını izlediğimizde konusu ilginç gelmişti, ama filmin kendisinden pek memnun kalmadık. İlk yarısını sabırla izlediyseniz çıkmanıza gerek yok, ikici bölümdeki aksiyonlar, efektler filmi biraz daha izlenir kılıyor. Pazar, Mart 02, 2008
Bu kış daha bir ay olmadan ikinci kez gribe yenildim ve daha güçlü bir antibiyotik kullanmak zorunda kaldım. Neyse, yarın sabah sonuncuyu içeceğim. Düzenli beslenmeme, her akşam mutlaka meyve yiyor olmama rağmen vücudum direncimin toparlanması biraz zor oldu.Herkese sağlık günler
Sevgiler
Salı, Şubat 19, 2008
Susam Sokağından Gıdıkla Beni Elmo
Geçen hafta bir akşam yakın arkadaşlarımıza çay içmeye uğradık. Bize heyecanla yeni oyuncaklarını gösterdiler : Susam sokağının sevimli karakteri Elmo çılgın bir oyuncak olarak karşımızdaydı. Ani hareketleri ve sesi nedeniyle çocuklara göre bir oyuncak olup olmadığını bilemiyorum, ama 30-35 yaş grubunun severek izlediğini söyleyebilirim.
Üstteki videodan Elmo'nun marifetlerini izleyebilirsiniz.
Pazartesi, Şubat 18, 2008
Mezura bileklik
Bugün Etsy'de dolaşırken üstteki bilekliği gördüm, fikir olarak çok hoşuma gitti, sizlerle paylaşmak istedim. Çarşamba, Şubat 13, 2008
Tiyatro : Oyunun Oyunu
Perşembe, Ocak 24, 2008
Blog kopyacıları
Benim zaman harcayarak belki birilerinin işine yarar, faydalı olurum diye yazdığım, uğraştığım bir çok yazımı kendi sayfalarına kopyalamış bu 2 site. İnsana bu kadar da olmaz ki dedirtecek derecede kopyacılar. Bu sitelerden birinde yazılarım ve hatta bir çok başka blogun yazıları birebir, hiç bir kaynak göstermeden, kopyalanıyor. Diğer sitede ise sadece siteye hit çekecek şekilde yazı tamamen ya da bir kısmı kopyalanmış.
Daha çok hit almalarına neden olmamak için burda linkleri vermiyorum, zaten onların da istedikleri bu.
Pazartesi, Ocak 21, 2008
Mozaik pasta

Cumartesi, Ocak 19, 2008
Haftasonu için film önerileri

Dadım Aşık filmi kesinlikle haftasonu için ideal, çok eğlenceli. Ama konusu biraz bayanlara yönelik, erkekler sıkılabilir, haberiniz olsun :)
Ferzan Özpetek'in Bir Ömür Yetmez adlı filmini uzun zamandır izlemek istiyordum, nihayet bu hafta fırsat bulabildim. Aslında çok güzel bir film, anlattığı öyküyle içinizi ısıtıyor, yüzünüzü gülümsetiyor, ama Cahil Periler ve Kutsal Yürek kadar etkileyici bulmadım nedense. Yine de izlenmeye değer.
Cumartesi, Ocak 05, 2008
Arı Filmi ve Kabadayı

Arı filmi'nden yüzümüzde tebessümle haftanın yorgunluğunu üzerimizden atmış, gevşemiş bir şekilde çıktık. Sevimli bir film olduğunu söyleyebilirim. Filmin kahramanı arıyı Cem Yılmaz'ın seslendirmiş, ancak Cem Yılmaz'ın kendi kimliği kesinlikle öne çıkmıyor, hatta bu ses onun mu diye düşündüğüm bile oldu.
Bu haftaki diğer filmimiz ise Şener Şen'in son filmi Kabadayı. Aslında filmi sadece Şener Şen'e mal etmek diğer oyunculara haksızlık olur. Rasim Öztekin, Kenan İmirzalıoğlu ve İsmail Hacıoğlu'nun oyunculukları kesinlikle dikkat çekici. Genç oyuncu İsmail Hacıoğlu'nun şimdiye kadar oynadığı filmleri düşünürsek gelecekte Türkiye'nin önemli oyuncularından olacağını düşünüyorum. Emekli kabadayı Ali Osman'ın bu alemden arkadaşları da özenle seçilmiş, rollerine yakışan tecrübeli oyunculardı. Konu çok ilginç değildi aslında, yine de 3 saat boyunca sıkıldığım bir an bile olmadı.
Cuma, Ocak 04, 2008
Kırmızı rugan çantam
Bu aralar bana bi haller oldu, yeni yeni makyaj malzemeleri, saten/simli bluzlar derken nihayet modaya iyiye uyup Mudo'daki indirimden ben de kendime büyük bir çanta aldım, hem kırmızı hem de rugan :) Pazartesi, Aralık 31, 2007
Yeni yıl
Çarşamba, Aralık 26, 2007
Kitaplar kitaplar...

4.5 günlük bayram tatili için DNR'in online alışveriş sitesinden kitap sipariş ettik. Eğer internetten kitap almayı seviyorsanız bu siteye göz atmanızı öneririm. Bazı kitaplarda %27-%50 arası ciddi indirimler olabiliyor. Eğer güncel kitaplardan sipariş ederseniz, kitaplar en geç 2-3 iş günü içerisinde elinizde oluyor.
Bakalım kitap menümüzde neler var?
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları : bir solukta bitti, bu gerçekten serinin son kitabı, haberiniz olsun.
Madde 39- "Misafirlere hoş geldin dedin mi?.." çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere "hoş geldin" deyip, kabustan kurtulmak gerekir...
Madde 60- Düğün salonunda halay ekibi, önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerek halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı...
Madde 72- Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri, etrafında kalabılığın toplanmasını sağlar. İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını seyredebilirler... Bazılarının çalışmaya katılıp "topla gel, indir, kaldır, hoppp dur"... demesine az kalmıştır...
Arka Kapak'tan
Ademler ve Havvalar 5 : Piyale Madra'nın çizimlerine bayılıyorum, küçük bir kalem hareketi ile ile üzgün/sevinçli/şaşkın ifadeleri verebiliyor. Kadınlarla ilgili çok ilginç, ama bir o kadar da doğru tespitleri oluyor. Kitaplar gelir gelmez ilk olarak bu kitabı bir solukta okudum bitti.
Çarşamba, Aralık 19, 2007
Salı, Aralık 18, 2007
Perşembe, Aralık 13, 2007
Pazar, Aralık 09, 2007
İstinye Park
Cumartesi günü sabah erken kalkınca ne zamandır gitmek istediğim yeni alışveriş merkezine -İstinye Park - gitmeye karar verdik. Beşiktaş üzerinden gidecekler için ulaşım çok kolay, sahildeki halk pazarının (eski Beltaş, sonra Tansaş ve şimdi o da sökülüyor) orada Tarabya dolmuşlarına binebilirsiniz. Güzergahın yazılı olduğu dolmuş tabelasının altına "İstinye Park" ilave edilmiş bile :) Yalnız dikkat etmeniz gereken bir şey var, Tarabya dolmuşunun hemen yanından Sarıyer dolmuşu kalkar, güzergahı Hacıosman üzerindendir, ona binmemelisiniz. Eğer trafik açıksa yaklaşık 20-25 dakika içinde İstinye parka ulaşabilirsiniz, dolmuştan hemen karşısında inebilirsiniz. İçeri girdiğimde ilk olarak çok ferah ve aydınlık olması dikkatimi çekti. Kapalı bir mekan olmasına rağmen cam tavandan gelen gün ışığında gezmek çok keyifli. Toplam 4 kattan oluşuyor. Giriş ve -1. katta diğer alışveriş merkezinde olan mağazalar var, 1. katta Dior, Dolce&Gabbana gibi markalara ait mağazaları görebilirsiniz. -2. katta ise daha çok gıda ve elektronik mağazaları yer alıyor sanırım, bu kata inmeye fırsatım.
Yurtdışındaki bir mağazasından görüntü için tıklayın.

Sevgiler
Pazartesi, Aralık 03, 2007
İngilizce hobi kitapları

Salı, Kasım 27, 2007
Vişneli Kakaolu Kek
Malzemeler:
3 adet yumurta
1 çay bardağı fındık yağı
1 su bardağı toz şeker
4 yemek kaşığı kakao
1 su bardağı vişne
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı süt (light kullandım)
3,5 su bardağı un
1 paket bitter çikolata
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tarçın
Yapılışı:
Bitter çikolatayı bir bıçak yardımıyla ufak parçalara ayıralım. Buzluktan çıkarttığınız vişneyi bir süzgeç üzerinde çözülmeye bırakın.
Derin bir kapta oda sıcaklığındaki yumurtaları ve şekeri iyice çırpalım. Sırayla yağ ve süt eklenip çırpmaya devam edilir.
Başka bir kapta un, kakao, tarçın ve kabartma tozu harmanlanır ve çırpılmış yumurtaya azar azar eklenir. Son olarak da çikolata tahta kaşık yardımıyla karışıma eklenir ve yağlanmış kek kalıbına dökülür. Suyu süzülmüş vişneler hamurun içine gömülür. Vişnelerin hamurun içine iyice gömülmesi için bir çay kaşığı arkası ile bastırabilirsiniz.
Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında yaklaşık 35 dakika piştikten sonra kürdan/bıçak yöntemi ile kontrol edelim. Kek soğuduktan sonra yanında dondurma ile servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun
Çocukken annem yaprak sararken, yaprakların saplarını ayıklamaya yardım ederdim, bunun dışında sarma konusunda pek tecrübem yok, ama yeme konusunda gayet tecrübeliyim :) Geçen biber dolması yapmıştım, artan içi de bu şekilde değerlendireyim dedim. Annem normalde avcunun içinde sarar, ben bir acemi olarak tabağa koyarak sardım, fena da olmadı hani. Yaprak sarması yapıyor musun diyenler için belgelenmesi açısından fotoğrafını çektim :)






