Yeni yaşlarda güzel şeylerle burda buluşmak üzere...
Sevgiler
Yeni yaşlarda güzel şeylerle burda buluşmak üzere...
Sevgiler


14 tane muffin çıktı. Benim fırınım küçük olduğu için tepside 9 tane muffin pişirebiliyorum, ikinci partiye kalan 5 tane muffin de gayet güzel kabardı, beklemeden dolayı herhangi bir problem olmadı.
Afiyet olsun.

Örneğin ikinci kolyede sarı çivi üzerinde siyah kum boncuk takarak kolyeyi tamamladım. Bu diziyi daha da uzun yaparak kemer olarak da kullanabilirsiniz, beyaz gömlek üzerinde çok güzel duruyor.

Büyük kağıt peçetelerimiz vardı, acaba nasıl katlayıp koyalım derken, otelde ADSL olduğunu öğrendik, tabii hemen google'da 'napking folding' diye arattık. Yelpaze şeklinde katlanan bu yöntem çok hoşumuza gittik, denemenizi öneririm, hem yapılışı çok kolay hem de çok şık duruyor. Püf noktası : katları çok ince yapmayın, açıldığında peçete kullanılamaz hale geliyor. Yeni nişanlılar için kırmızı peçete seçtik, misafirler için dore ve gümüş renginde peçeteler hazırladık.
Masanın görüntüsünü canlandırmak için mutlaka taze çiçek koyun. İkinci fotoğrafta canlı çiçek, mumlar ve masaya serpilmiş dekoratif taşlar, pullar masanın görüntüsünü nasıl da değiştirdiğini görebilirsiniz.
Masa ile işimiz bitince süslenmek için hemen Safranbolu merkeze kuaföre gittik, saçımıza fön çektirdik. O kadar acıkmıştık ki, Kilcioğlu pide salonunda kocaman birer pide yedik, fotoğrafını çektim, ama canınız çekmesin diye yayınlamıyorum. Ordan çıkışta hemen hediyelik İmren lokumlarımızı aldık.
Sabah uyandığımızda bizi hoş bir sürpriz bekliyordu. Gece boyunca yağan yağmur sahaba karşı kara çevirmiş, 1-2 saat içinde her yer bembeyaz olmuştu. Fotoğraf makinalarımızı alıp dışarı fırladık. Kar, henüz kartopu oynama ya da kardanadam kıvamına gelmediği için mazaranın ve temiz havanın tadını çıkarttık.

Saat 13:00 otobüsü ile İstanbul'a doğru yola koyulduk. Bolu dağı tırmanışı epey zorlu oldu, İzmit'e kadar geçtiğimiz her yerde kar vardı. İstanbul'a 3 saat rötarlı gelmemize rağmen keyifli bir yolculuk oldu. Gazete okuduk, bulmaca çözdük, müzik dinledik, sohbet ettik, ara ara gözümüzü dinlendirdik. Mola verdiğimiz yerden Bolçi -Bolu çikolatası da almayı unutmadık.
Epey uzun bir yazı oldu, eh artık bir ay yazmam :) şaka şaka, bu aralar bir iki takı çalışmam var, boncuklar yetmedi, tamamlayınca yayınlayacağım.
Sevgiler

İşte karşınızda bayan arkadaşlarım için aldığım mini mini yeni yıl hediyelerim : Aynalı ruj kutusu ve içinde minik bir yılbaşı süsü. Hatta belki bir tane de Kent Tofy meyve sulu şeker koymayı düşünüyorum.
Kutunun içine ille de ruj koymak zorunda değilsiniz. İçine bozuk para, anahtar, ilaç, sakız ya da çantanızdaki küçük şeyleri koyabilirsiniz. Soğuk kış günlerinde dudaklarım sürekli kuruduğu için yanımda dudak kremi taşıyordum, benim epey işime yaradı.
Kardan adam, penguen, geyik, noelbaba şeklindeki minik yılbaşı süslerini kullanmak için illa ki evinizde çam ağacınızın olması gerekmiyor. Dolap kapaklarındaki tutacaklara, uygunsa avizenize asabilirsiziniz. Kardanadam olan süsü ben çok beğendim, cep telefonu süsü olarak kullanıyorum :)
Bazı arkadaşlarımı yılbaşında göremeyeceğim için ruj kutusularını hemen vermiştim, aralarında blogumu okuyanlar olduğundan "bizim süsümüz, şekerimiz nerde" diye düşünüyorlarsa merak etmesinler onlarınkini ayırdım :)
Mutlu yıllar
Biraz geçen haftanın haberi olacak, ama kaldığımız yerden devam edelim. Oyuncak müzesinden çıktıktan sonra havanın da güzel olmasını fırsat bilerek Emirgan'a doğru yola koyulduk. Sakıp Sabancı Müzesinde bu ay başlayan serginin konusu "Cengiz Han ve Mirasçıları", 8 Nisan 2007'ye kadar sergiyi gezme şansınız var.


Aşağıdaki paragraf müzenin kendi sayfasından;
Sunay Akın, yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık dört bin adet oyuncak topladı. En eski oyuncak 1817 yılına ait, Fransa'da yapılan bir oyuncak keman… 1820 yılında Amerika'da yapılan bir bebek, yine aynı ülkeden 1860 yılına ait misketler, Almanya'da yapılan yüz yaşında teneke oyuncaklar ve porselen bebekler müzenin en eski eserleri arasında.
http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/genel.asp
Müzeden resimler için tıklayın.

Evinde bir kaç çalışmasını görmüştüm, karakalem çalışmaları çok etkileciydi, özellikle ellerin duruşu ve detayı çarpıcıydı. Umarım sergide de bu güzel resimleri görme şansımız olur. Arkadaşımızın heyecanını paylaşmak için kızlar takımını topladık, çarşamba akşamı sergi açılışına gidiyoruz. İlgilenenleri bekleriz.
13-22 Aralık 2006
Beşiktaş Belediyesi Giriş Salonu
Nispetiye Mahallesi Aytar Caddesi Başlık Sokak No: 1 Levent
Açılış Kokteyli: 13 Aralık
Saat 18:00-20:00